3 Mart 2016 Perşembe

Transportasyon - Işınlanma

Resim, takriben 38% (500x375) ölçeklenmiştir. Orjinal boyutta (800x600) görmek için bu çubuğa tıklayın. Yeni bir pencerede açmak için resme tıklayın.
[Resim: A7g3rQ.gif]


Teleportasyonun anlamı,uzağa taşınım demektir.İslam literatüründe “Bast-ı Zaman” olarak ifade edilen olaydır.Ancak bu,metapsişik literatürde “Teleportasyon” olarak ifade ediliyor. Buna göre Teleportasyon,ruhsal enerjiyle maddeye hakimiyet sağlayabilmiş kişilerin,bedenlerini ve eşyayı parçacıklarına ayırarak (atomize ederek),arzu ettikleri yere transfer edip tekrar oluşturmalarına teleportasyon denir. Başka bir görüşe göre de teleportasyon,zaman ve mekan bakımından üçüncü boyutun dışına çıkarak,başka bir boyutta yolculuk etmek yada eşyayı eşyayı oradan nakletmek demektir.Işınlanma tekniğini aşan bir özellik taşıması nedeniyle teleportasyon,her yüzyılda görülebilmiş ve kerametin kanıtlarından biri olma durumunu hiç yitirmemiştir.

Resim, takriben 32% (500x355) ölçeklenmiştir. Orjinal boyutta (734x520) görmek için bu çubuğa tıklayın. Yeni bir pencerede açmak için resme tıklayın.
[Resim: 8ZQ87d.jpg]


Bu da mutlak gaybın dışında olan gaybla ilgilidir.Hatta bunlar,herkesin bilmediği konular olsa bile,gayb olma özelliği kalmamış,gayb aleminden şahadet alemine geçmiş konular olduğu da yine İslam alimleri tarafından altı çizilen hususlardır. Nitekim pek çok veli,bu özelliği kazanmış insanlar olarak,bir anda bir kaç yerde görünmüş ve kendilerini birkaç yerde yapılan toplantılarda,ilim ve zikir meclislerinde,hatta cephede savaş sırasında mevzilerde ve askerlerin arasında göstermişler,oralara ışınlanıp moral vermişlerdir.Yine Şeyh Hamid-i Veli,yani Somuncu Baba için aynı şey anlatılmaktadır ki,Bursa’da Ulu Cami yapıldıktan sonra,kendisinden hem hutbe okuyup Cuma namazını kıldırması,hemd e caminin açılışını yapması istenmiş ve o da kabul etmiştir. Hutbede Fatiha sûresinin yedi çeşit tefsirini yapar ve cumayı da kıldırıp çıkar,sırra kadem basar.Ancak,halk onun Cuma çıkışı elini öpmek ister ve herkes de bu arzusuna kavuşur.Dışarıda birbirleri ile konuşan cemaatin hepsi elini öptüğünü söyler ve bir şaşkınlık başlar.

Resim, takriben 10% (500x260) ölçeklenmiştir. Orjinal boyutta (555x288) görmek için bu çubuğa tıklayın. Yeni bir pencerede açmak için resme tıklayın.
[Resim: RkBQ5G.jpg]


Yani insanların bir gurubu caminin bir kapısından ve diğer bir gurubu da öbür kapısından çıkmıştır.Herkes nasıl şeyhin elini öpmüş olabilir..? Ulu Cami’nin üç kapısı var ve cami oldukça büyük olduğu için de birbirinden uzaktır.Bİrbirinden çıkıp öbürüne gitmek için hayli zaman gerekir.Bu sebeple şeyhin bir kapıda elini öpmek isteyenlere elini öptürüp diğer kapıda bekleyenlere gitmesi söz konusu değildir. Bunun gibi pek çok olay anlatılmaktadır.Özellikle Çanakkale savaşı sırasında bu tür olayların yaşandığı bilinmektedir. Bunlardan bir kısmını da yabancı tarihçiler kaydetmektedir ve “Bizler,Çanakkale’de sadece Türklerle değil,gökten inen yeşil cübbeli ve beyaz sarıklı kimselerle de savaştık…” demektedirler.Hatta ne kadar güvenilir olduğunu bilemediğimiz başka bir yoruma göre de bu tür gezginler,yani zaman gezginleri vardır ve bunlar da Hızır(a.s.) gibi kimselerdir.

[Resim: ZkJYl0.jpg]

Gerçek Bir Cisim Işınlaması

Film ve romanlarda insanlar ve diğer varlıklar arasında, zaman bükülmesi ya da boyut yırtılması aracılığıyla olur ışınlanma. Işınlanma bir boyut aracılığıyla bir çeşit kapıdan geçip bir noktada ortaya çıkmamız gibidir. Fakat ışınlanma hakkındaki son deney ve tecrübelerimiz bu şekilde olmamıştır. Günümüzde ışınlanma deneyleri bir bilginin A noktasından B noktasına ulaşmasıyla ilgilenir.

1998’de bir deneyle foton paketlerinin değişime uğramadan 1m uzaklıkta bir noktadan diğer noktaya transferi gerçekleştirildi. 2011’deki başka deney 16 kilometre mesafede ışık paketlerinin ışınlanmasını gerçekleştirdi. Bunlar kuantum ışınlama olarak bilinir ve kuantum bilgisayarların temelini oluşturur.

Klasik Işınlama


Kuantum ve Klasik ışınlama arasındaki temel fark transferin kullanım şeklinden kaynaklanır. Klasik yolda basitçe bir cisim A noktasından B noktasına transfer olur. Işınlamayı bu yolla gerçekleştirmeye çalışırsak girişimimiz Belirsizlik Prensibi duvarına çarpacaktır (ileride açıklanacak) Bu da yeni bilimcileri ilkel bir konsept olan bir cismi kopyalayıp bu bilgiyi alıcı bir istasyona gönderme fikrine yöneltmiştir.

Burada tüm fikir cismin taşıdığı bilgi üzerine kuruludur. Basit bir faks makinesini düşünelim. Bir yerden üstünde mesaj olan bir kağıdı göndeririz bu da başka bir yerden alınır. Dikkat edilirse burada mesaj aynı mesajdır fakat kağıtlar aynı değildir. Klasik Işınlama da bu şekildedir. Bir cismin tüm bilgilerinin (atomik, moleküler düzeyde) kopyası alınıp alıcı istasyona gönderilerek bu bilgiye göre cismin yeniden yapılandırlımasıyla oluşur. İnsanın ışınlanmasını da bu yolla düşünürsek, gönderme istasyonunda duran bir insan alıcı platformda da benzer bir organizma. Düğmeye basıldığı anda insanın taşıdığı bütün data kopyalanarak alıcı istasyona aktarılır, alıcı istasyon da bu bilgi ile organizmayı işleyerek o insana dönüştürür. Bu durum bazı etik sorular da yaratır:

Gönderici istasyondaki adama ne olur?


Bu iki kişi ne kadar benzer olur?



İlk beden yok edilmiş olduysa bu öldürmek anlamına gelmez mi?


Işınlanma ve Belirsizlik İlkesi

Basit ifadeyle Heisenberg Belirsizlik İlkesi bir cismin aynı anda hem konumunu hem momentumunu tam bir şekilde ölçemeyeceğimizi söyler. Birisini ne kadar iyi ölçerseniz diğeri o kadar belirsizleşir. Klasik ışınlanmanın en büyük problemi budur. Bu ikisi tam ölçülmezse berbat bir ışınlama oluşur. -HALF LİFE- :)

Resim, takriben 10% (500x348) ölçeklenmiştir. Orjinal boyutta (550x382) görmek için bu çubuğa tıklayın. Yeni bir pencerede açmak için resme tıklayın.
[Resim: v5RZ16.jpg]


Kuantum Işınlama

Bu konuda tüm olay kuantum dolaşıklık kavramı ile ilişkilidir. Dolaşıklık için kuantum dünyasında aralarında belli bir ilişki olan iki atomdan birinin durumunu ölçtüğümüz anda diğerinin bu sonuca göre kendini biçimlendirmesi diyebiliriz. Bu prensiple gönderici istasyonda bir datayı ölçtüğünüzde alıcı istasyon da o anda kendini biçimlendirir. Bu konsept Heisenberg Belirsizlik İlkesinden sıyrılmak için tek yol gibi görünüyor. Tabi bu durum, kuantum dünyasında çok küçük boyutlarda veriler için geçerli. İleride atom ve ışık paketlerinin çok uzak mesafelere ışınlanması için kullanılması mümkün.

Solucan Delikleri

Solucan delikleri iki karadelik arasındaki geçiş yoludur. İki noktayı birbirine bağlayan çok boyutlu yollar olarak da düşünebiliriz. Bir uçtan girdiğimizde zaman durur ve diğer uçtan çıktığımızda tekrar akmaya devam eder. Böylece kayıpsız bir transfer gerçekleşir.

Kaynak:Tıkla