31 Ağustos 2015 Pazartesi

Sadece 3 Saniyeniz Var !

Sadece 3 Saniyeniz Var !


Odaya girdiğinizde artık her şey bitmiştir.Üç saniye içerisinde size yalnızca göz ucuyla bakmış olan herkes tarafından değerlendirilmiş olursunuz.Giyiminiz ve saç şekliniz değerlendirilir; kendinizi taşıyışınız farkedilir; takılarınız ve giyim kuşamınız gözlemlenir.Kapının yanındaki birini selamlamanıza dikkat edilir ve üç saniye içerisinde artık geri dönülemez bir izlenim uyandırmış olursunuz.Sizi kapıdan girerken izleyen bazılarında merak uyandırır;zihinlerinden sizi daha çok tanıma isteği geçer.Bazıları ise sizi defterden silmiş olabilir..

By,ilk olarak biriyle karşılaştığımız bütün durumlarda geçerli olan bir süreçtir.Karşılaşmanın ilk anlarında karşımızdakini tartarız.Ortak bir şeylere sahip olduğumuzun kanıtını ararız.Bu durum çok hızlı ve yüzeysel bir biçimde gerçekleşir ama bu ilk izlenimi geri dönülemez yargılarımız için kullanırız.Bu süreç şu şekilde işler:

- Eğer kişi karşılaştırılabilir bir ticari ya da sosyal düzeydense,daha fazla etkileşim için uygun olduğu düşünülür.

- Eğer kişi daha yüksek bir ticari ya da sosyal düzeydense,hayranlık uyandırır ve önemli bir ilişki olarak değerlendirilir.

- Eğer kişi daha aşağı bir ticari ya da sosyal düzeydense,kendisine karşı hoşgörü gösterilir ancak mesafeli davranılır.

- Kişi mülakata alındığı taktirde,kurumun kimyasına uygun olduğu ya da olmadığı düşünülür ki bu durumun sonucunu doğrudan etkiler.

Bu değerlendirmeler hem ticari hayatta hem de sosyal hayatımızda sürekli olarak yapılır.Henüz daha bir şey söylemenize fırsat kalmadan gerçekleşen o üç saniyelik değerlendirme süresi sona erdiğinde artık söyleyecekleriniz bu durumu değiştirmeyecektir.Eğer mümkün olan en iyi izlenimi bırakırsanız izleyicilerinizi avucunuzun içinde tutabilirsiniz.Zayıf bir izlenim uyandırırsanız - bu ilgiyi geri kazanmak için ne kadar çok çalışırsanız çalışın - onların ilgisini kaybetmiş olursunuz.

Seçim sizin.Ya bu sürecin bir kurbanı olursunuz ya da bıraktığınız izlenimi kontrol etmeyi ve her durumda kazanan olabilmek için onu dönüştürmeyi öğrenirsiniz.Bunu yapabilmek için üstünlüklerinizin ve zayıflıklarınızın vicdan muhasebesini yapabilmeniz;bir hedef oluşturma arzusuna ve değişim için gereken disipline sahip olmanız gerekir.

ONLARDA NUMARANIZ VAR

Buna alışın.Numaranız gerçek dünyada var.Nereden geldiğinizi anlamak insanların birkaç saniyesini alacaktır.Birkaç saniye içerisinde sizi tartıp biçebilirler!Bu şekilde acımasızca yargılanıyor olmak rahatsızlık verici bir gerçektir.
İş ilişkilerinin ve sosyal ilişkilerin saf ve bozulmamış olduğu;yalnızca kişinin karakterine göre belirlendiği çok az sayıda insan tarafından iddia edilmektedir.Bir toplantı,mülakat,sosyal olay - bunların her biri birer tiyatrodur.Siz bir oyuncusunuz ve işi alabilmek,müşteriyi kazanabilmek ya da kulüp üyeliği hakkına sahip olabilmek için kendi rolünüzü mümkün olduğunca ikna edici bir biçimde oynamalısınız.Aktörün deyişiyle bunu yapmanın yalnızca iki yolu vardır: yöntem ya da teknik. -

Yöntem,aktörün canlandırdığı karaktere bürünmesi gerektirir.Ağlaması gereken bir sahne varsa,aklına kendi yaşantısından ya da karakterin yaşantısından üzücü bir sahne getirir.Teknik oyunculukta ise bunun tam tersi söz konusudur:burada duygular,onlara sahip olmadan betimlenir.Burada aktör kızgınlıkla birlikte gelen yüz ifadelerini öğrenir ve kızgın gibi görünebilmek için bu ifadeleri devralır...


FARKLILIKLAR VE İZLENİMLER

Cinsiyet - Birçok kişi erkeklerle iş ilişkisi kurmayı tercih eder.

Ten - Kişinin ten rengi ilişki kurma sürecini etkiler.

Yaş - İnsanlar kendileriyle akran kişilerle ilişki kurmaya meyillidir.

Görünüm - Statü ya da sınıf giysisiyle,davranışlarla ve tarzla tanımlanır.

İfade- İnsanların yüz ifadeleri çoğu zaman tutumlarını açığa çıkartır.

Göz Teması - Batı toplumlarında doğrudan göz teması beklenirken bazı Asya ve Afrika kültürlerinde durum böyle değildir.

Duruş - Düzgün duruş ve taşıma olumlu öz-saygının bir göstergesidir.

Mesafe - İnsanlar,kültürlerine göre yakın ya da mesafeli dururlar.

Dokunma - Batı toplumlarında resmi bir biçimde tokalaşmak normaldir.Bazı Doğu toplumlarında dokunmaya izin verilmez.

Beden Kokuları - Kişisel hijyen,yüksek önceliğe sahiptir.Kötü nefes ya da beden kokuları iticidir!

İlk iki özelliğin değişmesi elbette beklenmemektedir.Geri kafalı insanlarla,cinsiyet ya da ırk konularının bu dönemde artık bir önemi kalmadığına dair bir tartışmaya girmenin bir anlamı yoktur.Bazı etki oluşturucular daha fazla biçimlendirilebilir ve ortak noktalar konusunda daha rahat ikna edilebilir olabilirler.(Yaş konusuna bilerek değindim çünkü hepimiz tanışmalardaki ve müzakerelerdeki eşitliğin bozulmaması için kendimize bir sağlık ve canlılık görüntüsü çizmeliyiz.)

İMAJ OLUŞTURMANIN GÜCÜ

Kimlik insanların sizin statünüzü,gücünüzü ve potansiyelinizi belirlemek için baktıkları ve yargıladıkları özdür.Kim olduğunuzu,kendinizi nasıl sunduğunuzdan,neler söylediğinizden ya da nasıl davrandığınızdan anlarlar.İster inanın ister inanmayın,karakterimizi ya da kişiliğimizi gerçek ipuçlarıyla açığa çıkartırız 

İmaj başkaları üzerinde bıraktığımız etkidir.Bunlar,izleyicilerin duygusal ya da entelektüel açıdan tepki verdiği manevi özelliklerinizdir.Bunlar sınıf ya da değer sistemine göre size inanmak ya da inanmamak isteyen kişilerin oluşturduğu görüşlerdir.

İmaj oluşturmanın gücü sizin potansiyelinizin ve yeteneklerinizin algılayıcının zihnindeki resmidir.Algılayıcının zihni de sergilediğiniz her bir görüntü ve davranış detayından etkilenir.Şuraya gittiğinizi,şunları yaptığınızı ve bir sonraki meydan okumaya nasıl karşı koyacağınızı sergilediğiniz zımni bir güçtür.İşe başlamadan önce karşınızdakinin size güven duymasını sağlayan test edilmemiş bir kaynaktır.
Görünüş tene kazınmış bir halde değildir.Herhangi birisi çarpıcı bir izlenim uyandıracak şekilde görünebilir ancak bu görüntünün altında,bu izlenimin devamını sağlayacak bir öz olması gerekir.Yüksek etik ve ahlak standartlar da istediğiniz izlenimi desteklemektedir...